Merhabalar Sayın Okurlar, Haymanalılar. Ben Düzce Üniversitesi Tarih Bölümü 2021 yılı bölüm birincisi Muhammed Ceylan. Yaptığım bu çalışma annemin köyü olan Haymana’da yaşayan Şeyhbızınlarn kökenini merak etmem sonucu Lisans bitirme tezimden ortaya çıkmıştır. Araştırmalarım çerçevesinde Başbakanlık Osmanlı arşivine ait çeşitli makamlar arasında yapılan yazışmalardan 30-40 adet Osmanlıca belgenin transkript çevirisiyle oluşturulmuştur. Çalışmalarım sonucu Şeyhbızınlı Aşireti Irak bölgesinde yaşayan, yaşamlarını sürdüren birçok Kürt Aşiretlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Sahip olduğu konum ve nüfus itibariyle bölgede güçlü bir konuma sahip olan aşiret, kendinden güçsüz olan aşiretlere zulm ettiği ve eşkıyalık yaptığı bölgelerde görülmektedir. Bu çalışmamızın amacı aşiretin bölgedeki hareket ve durumunu ele almaktır. Bu tür aşiretlerin gayri nizami hareketlerine mukabil devletin takındığı durumu ele alarak Şeyhbızınlı aşiretinin parçalara bölünerek Anadolu'ya götürülmesini ele alınmıştır. Şeyhbızınlı Aşireti'nin hangi bölgelere ve devletin onların yerleşik düzene sokmaya ve bir nizam vermeye çalıştığı ayrıca çalışmamızın arasında yer almaktadır. Şeyhbızınlı Aşireti'nin yanı sıra diğer Kürt aşiretlerinin Batı Anadolu'ya götürülerek yerleşik düzene geçirilmeleri dahi ele alınan konular arasındadır. Özellikle Ankara, Konya, Harput, Amasya, Sivas Valilerine gönderilen ferman emirler de devletin onlara karşı nasıl bir yola başvurduğu ele alınmıştır. Şeyhbızınlı Aşireti çok kalabalık bir aşiret olup genel olarak mukîm oldukları bölge Irak’ın Kerkük bölgesidir. Etimoloji olarak bu aşiretin bölgede yaşayan birçok Kürt aşiretinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Elimizde transkribini yapmış olduğumuz belgeler, başta Şeyhbızınlı Aşireti olmak üzere, Cihanbeyli, Atmanlu, Esbkeşân gibi Kürt aşiretlerinin tarz-ı hareketlerine dair bilgiler ihtiva etmektedir. Kimi belgeler sadece bir aşiretten bahsederken kimi belgeler ise birkaç aşireti birlikte vermektedir. Belgelerin içermiş olduğu bilgilerin ekseriyeti adı geçen aşiretlerin başıbozuk hareketleri, kendi aralarında ki çatışmalar bulunmaktadır. Yine aynı şekilde dönemin şartlarına bağlı olarak eşkiyalık yaparak kervanlara saldırdıkları ve bu saldırılar sadece sıradan halkın mallarıyla sınırlı kalmadığı aynı şekilde devletin mallarına dahi saldırdıkları görülmektedir. Buna bağlı olarak kendi aralarında yapmış oldukları mücadelelerden dolayı bölge amirlerinin bu tür çatışmaların önüne geçmeye çalıştıkları görülmektedir. Ele almış olduğumuz bu belgeleri gönderilmiş oldukları mahal açısından iki kısma ayırabiliriz. Bunlardan biri Musul vilayeti diğeri ise Anadolu vilayetidir. Musul’a gönderilmiş ve aynı şekilde oradan merkeze gönderilmiş olan bu belgeler aşiret mücadelelerini, şekavet(eşkiyalık) ve başıbozukluklarını bildirmektedir. Bahusus şeyhbızınlı aşiretinin nüfus olarak kalabalık olması ve bölgede söz sahibi olmalarını sağlamıştır. Bu durum onların her türlü şekâvet ve eşkıyalığa yeltenmelerine sebep olduğu görülmektedir. Belgelerin diğer önemli kısmı ise Anadolu’ya dair belgelerdir. Özellikle aşiretlerin yerleşik hayata geçirilmek istenilmesi önemli bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle Ankara ve Konya valilerine gönderilmiş olan emirler bu durumu açık bir şekilde göstermektedir. Mevcut belgeler sadece bununla ilgili olmayıp aynı şekilde bir bölgede bulunan aşiretlerin nüfus yoğunluklarına bağlı olarak bölgede bulunan diğer köy ve aşiretler üzerinde baskı kurma yoluna gittikleri ve bundan dolayı bazı aşiretlerin bölünerek farklı mahallere iskâna mecbur tuttukları anlaşılmaktadır. Yine aynı şekilde göçebe bir yaşamı benimseyen bu aşiretlerin, yerleşik hayatta olan tebaanın yükümlü oldukları birçok vergi çeşidinden muaf tutuldukları bundan dolayı bunların yerleşik hayata geçirilmesi durumunda verecekleri ve yükümlü olacakları vergi çeşitlerinin artacağı, bunun da miri hazine büyük bir gelirin girmesine katkıda bulunacağı dile getirilmektedir. Bundan dolayı bu aşiretlere devlet tarafından öküz, tohum ve çift koşumları verilerek yerleşik hayata geçmeyi özendirip tarımcılığa alıştırılmak için çaba sarf ettikleri anlaşılmaktadır. Yine aynı şekilde Ankara valisine gönderilen bir tezkirede orada bulunan Kürt aşiretlerinden Esbkeşan ve Cihanbeyli aşiretlerinin Konya taraflarına sürülmesi istenilmektedir. Yukarıda görüldüğü üzere elimizdeki belgeler o günkü aşiretlerin devlet içerisindeki konum ve düzenleri hakkında önemli bilgiler ihtiva etmektedir. Ve yine devletin bu aşiretlere karşı tutum ve davranışları hakkında önemli bilgiler elde etmekteyiz. Saygılarımla……