HAYMANA GAZETESİ
Haymananın İlk ve Tek Siyasi Bağımsız Gazetesi
Yavuz ÇİFÇİ

TUTUNAMAYANLAR

11/01/2013

 

‘’Yıllardır yurtdışında çalışmış, hatırı sayılır bir birikimle yurda dönmüşlerdi. Çekirdek ve mutlu bir aileydiler. Anne, baba ve bir erkek çocuk.  Umut ve mutluluk doluydu dönüşleri.  Ancak  kaderin çizdiği yoldan haberleri yoktu henüz. Önce baba, bir yıl sonra anne öldü.  Yapayalnız kaldı çocuk. Akrabaları da sahip çıkmadı, hatta elinde avucunda ne varsa aldılar. “Akrebin” yapmayacağını yapmışlardı işte “akrabaları”. Kimse sahip çıkmadı. Ankara’ya geldi. İnşaatlarda, parklarda yatmaya başladı. Yarı aç, yarı tok.  Bir yolunu buldu ve liseye kaydını yaptırdı. Yine inşaatlarda yata kalka bitirdi liseyi.  Ve mucize gibi, ODTÜ makine mühendisliğini kazandı. Yurda kayıt oldu. Yurda ilk adım attığında “Aleviler barınamaz” yazısı ile karşılaştı. Darbe yıllarıydı, ortalık karışıktı. Tekrar mekanı  inşaatlara döndü. Hem çalıştı inşaatlarda, hem barındı, hem de okulunu bitirdi. En son gördüğüm de, önemli bir firmanın, önemli bir makamında iyi bir işi vardı. Evlenmiş çoluk çocuğa karışmış, yepyeni ve mutlu bir dünyası vardı artık. Herşeye rağmen “TUTUNABİLMİŞTİ’’ hayata...
Bu bir başarı öyküsüdür. Tutunabilenin öyküsü. Bir de TUTUNAMAYANLAR var. Uzaklarda aramaya gerek yok onları. Hemen yanıbaşımızda, bir kahve köşesinde, soğukta soba başında büzüşmüş, kahvecinin vereceği “bedava” bir çayın özlemini kuran, çayına katık; bir kuru ekmek ve birkaç zeytini ile. Gözleri boşluğa bakan, düştüğü boşluğu bile sorgulayamayacak kadar yorgun ve teslim olmuş vaziyette.    
Yoksulluktan “Karım yıllar önce terk etti beni, sonra da bu sefalete dayanamayacığını söyleyen kızım’’ diyor. Ne iş olursa yapan, aldığı her nefesi, tok yattığı her geceyi kar sayan birisi. Birilerinin verdiğini giyen, birilerinin kendisine “layık” gördüğü parayla yaşam mücadelesi veren birisi. Ya da sokaklarda dükkan dükkan gezip, 50 kuruş 100 kuruş dilenen, gazetede çizgi roman takip eden, meşhur “Yedi başlı ŞAHMARAN” hikayesi ile TEKİN gibi. Bir tutam gülmek adına takıldığımız, dalga geçtiğimiz, alay ettiğimiz diğerleri gibi. “TUTUNAMAYANLAR’’ onlar.        
Feleğin çemberi bir gün ters döndüğünde;  sıcak evinde, sıcak aşını yudumlayan herkesin düşebileceği durumların ibret vesikalarıdır bunlar.  Bir gün  sonrasının neler getireceğini kim bilebilir. 
Marmara depremi sonrasıydı. Bir adam takıldı kameralara. Kızılay’ın dağıttığı yemek kuyruğundaydı. Mikrofon tutulduğunda çıktı işin “dramatik’’ boyutu. Yüzlerce işçi çalıştıran, fabrikaları, evleri, dükkanları olan, parasının hesabını birkaç muhasebecinin tuttuğu birisiymiş. Birkaç dakika da yerle yeksan olan bir servet.  Ailesinden hepsinin enkaz altında kaldığı, kimsesiz, yapayalnız bir hayat bundan sonrası.  Kaybolan “para-pul’’ umurunda bile değildi. Bırakın mutluluğu, acısını paylaşacağı bile kimsesi kalmamıştı hayatta.  “Gün doğmadan, neler doğmuştu’’ işte.
Her sağlıklı insan, bir “engelli’’ adayı ise, her varlığın, her mutluluğun da bir gün tersine döneceğine kanaat getirebilmek, inanmak önemli olan.  Kalabalıklar içinde yapayalnız kalmayı bir defa da olsa düşünebilmek.
Düşenin dostu olmuyor bu alem de.  Olsa bile, “geriye kalanlardan ne tırtıklayabilirim’’ diyen akbabaların prim yaptığı, maskeli bir balonun, ucuz birer “figüranları’’ sadece oynayanlar. Yandaşlıktan medet uman, “padişahım çok yaşa”lıkla geçinen, bir kral’a yamanıp da, kaybeden kralın yanından ilk tüyen olup, yeni kralın yanında “kraldan çok kralcı” geçinenlerin bir dünyası.  
Sözün özü; “Şerefle Bitirilmesi Gereken en ağır görev hayattır.’’ Bu nedenle; bir lokma ekmek için şerefini ayak altına almaya, bir anlık zevk için namusunu lekelemeye, bir zamanlık mevki için ayak öpmeye, günlük menfaatler için fazileti karartmaya, değmez…. SAYGILARIMLA
*Bura da anlatılan; kişi, olay ve kurumlar, hayal ürünü olmayıp tamamen gerçektir.
*Yazının başlığı “TUTUNAMAYANLAR’’; Oğuz ATAY’ın bir romanındır.
"TUTUNAMAYANLAR" KÖŞE YAZISI YORUMLARI
manidar
çok ince anlamlar taşıyan bir yazı. emeginize saglık.
k.ç.f.  
11/Ocak/2013 06:35:06
Gerçekten güzel
Tebrik ederim güzel konular bulup güzel noktalara değiniyosun her hafta takip ediyorum haymanadan canlı bağlanıyor gibisin :))
senem yılmaz dikmen  
11/Ocak/2013 09:17:44
tebriklerimle
Tek kelime ile harika bir yazı. Hem anlatım hemde konu olarak çok güzel ve farklı bir yazı. Tüm yazılarınızı büyük bir zevkle ve merakla okuyorum. Haymana da böyle yazan birisini bulmak çok harika. Tebrik ederim tekrardan.
Nurhan  
11/Ocak/2013 13:39:32
Tebrikler
Muhteşem bir yazı olmuş abi ellerine sağlık
Fatih Adacı  
14/Ocak/2013 16:30:11
Garibanlar
Haymananın garibanlarına sahip çıkalım. Zenginleri görsün bunları. Başkanım sizde bunlara birer ekmek kapısı açın. bakın ne güzel anneye çocuğa yerdım etmişiniz daha bisürü var böyle kol kanat gerin hepsine. yavuz bey iyi bir konuya değinmişsiniz tebrikler
Ahmet  
14/Ocak/2013 13:39:04
BASIN İLAN KURUMU İLANLARI
GAZETEMİZ YAZARLARI
24-07-2026
Seyfullah YÜCEL
24-07-2026
Ramazan DOĞAN
24-07-2026
Umit KANCA
03-04-2026
Yavuz ÇİFÇİ