
Değerli Haymana Gazetesi okurları hepinizin geçmiş Kurban Bayramınızın da mübarek olmasını diliyorum. Bu haftaki köşe yazımızın konusu mirası ilgilendiren bir konu olan, “Terekeye Temsilci (Miras Ortaklığına) Atanması” olacaktır.
Ölen kişinin ardında bıraktığı mal varlığının miras hukukundaki karşılığı tereke olarak adlandırılmaktadır. Tereke miras bırakanın ölümünden sonra geride bıraktığı ve yalnızca mirasçılarına geçen maddi mal varlıkları ile birlikte borçlar bütünüdür ve bu miras bırakan sıfatını yalnızca gerçek kişiler karşılayabilmektedir. Mirasçılar arasında miras ortaklığı temsilcisi atanması konusunda anlaşamadıkları durumda, bir mirasçının talebi üzerine miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh mahkemesi, miras ortaklığına bir temsilci atayabilir.
Miras ortaklığı temsilcisi atanması talebinde bulunma hakkına sahip olanlar, yalnızca mirasçılardır. Bu nedenle mirastan feragat eden, mirası reddeden, mirasçılıktan çıkarılan veya mirastan yoksun bırakılan kişiler, miras ortaklığına temsilci atanması talebinde bulunamazlar. Aynı şekilde, tereke alacaklıları, mirasçıların alacaklıları ve vasiyet alacaklıları da temsilci atanması talep etme yetkisine sahip değillerdir. Mirasçılar ise yasal olarak mirasçı olmuş olsalar da veya atanmış olsalar da, bu hakka ayrı ayrı sahiptirler. Bir mirasçının talepte bulunması, ortaklığa temsilci atanabilmesi için yeterlidir. Mirasçıların hepsinin bir araya gelerek ortaklığa temsilci atanması talebinde bulunmaları zorunlu değildir. Ancak hâkim, temsilci atanması konusunda kendi inisiyatifiyle hareket edemez. En azından bir mirasçının bunu talep etmesi gerekir. Miras ortaklığına temsilci atanması isteyen mirasçının, diğer tüm mirasçıları davalı olarak göstermesi gerekmektedir. Böylece tüm mirasçılar dava sürecine davalı veya davacı sıfatıyla katılmış olur. Atanacak temsilcinin miras ortaklığı adına hareket edeceği düşünüldüğünde, tüm mirasçıların bu sürece dâhil edilmesi önemlidir.
Miras ortaklığına temsilci atanmasını talep eden mirasçı, temsilci konusunda önerilerde bulunabilir. Ancak hâkim, talepte bulunan mirasçının önerisine bağlı değildir. Tereke temsilci atanması talebi üzerine duruşma yapılır ve miras ortaklığını iyi bir şekilde yönetecek ve temsil edecek kişinin atanmasına dikkat edilir. Temsilci atanması çoğu zaman mirasçılar arasındaki anlaşmazlık sebebiyle gerçekleştiğinden, üçüncü bir kişinin atanması, durumun gereği bakımından daha uygundur. Ancak, anlaşmazlık yaşayan mirasçılar arasında güvenilip saygı gören bir mirasçı varsa, onun temsilci olarak seçilmesi de mümkündür. Uygulamada, konuda uzmanlaşmış bilirkişiler veya avukatlar tereke temsilcisi olarak atanabilir.
Eğer temsilci, mahkeme tarafından genel yetkili olarak atanırsa, daha sonra mirasçılar tarafından yetkilerinin sınırlandırılamayacağı, bu işlemin yalnızca onu atayan mahkeme tarafından gerçekleştirilebileceği kabul edilmektedir. Temsilcinin, miras ortaklığının menfaatine olan işlemleri tamamen bağımsız olarak ve kendi şahsi sorumluluğu altında yapma yetkisi vardır. Hatta temsilci, mirasçıların çoğunluğunun rızası olmasa bile bu tür bir işlemi gerçekleştirebilir. Çünkü miras ortaklığının menfaatlerini korumak, temsilcinin yetkisi olduğu kadar aynı zamanda görevidir. Eğer tereke temsilcisi görevlendirilecekse, terekedeki varlıklar, alacaklar ve borçlar, tereke temsilcisi tarafından tutulan deftere göre belirlenip temsilcinin yönetimine verilir. Mirasçılar, bu tespitle ilgili olarak tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sulh hukuk mahkemesine yazılı olarak itiraz edebilirler. Tereke temsilcisi, belirli bir süre için veya belirli bir iş için atanabilir.